Mevzuatımızda Risk Değerlendirmesi
->
Mevzuatımızda Risk Değerlendirmesi (4857 sayılı İş Kanunu açısından)
| Mevzuatımızda Risk Değerlendirmesi (4857 sayılı İş Kanunu açısından) |
| (AB direktifleri uyum çalışmaları ve 4857 sayılı İş Kanunu açısından)
AB katılım ortaklığı belgesi, ulusal program gereği AB müktesebatına uyum sürecinde çıkarılan ve yürürlüğe konulan direktiflerde temel yaklaşım üç ana başlıkta ele alınabilir. 1) Tüm tehlikelerin değerlendirilmesi, risk gruplarının dikkate alınması, 2) İşyerlerinde risk değerlendirmesi yapılarak bu çerçevede önceliklerin belirlenerek önlemler alınması (Önleyici faaliyetlerin koruma faaliyetlerine göre , toplu korumanın bireysel korumaya göre önceliğinin olması), 3) Çalışanların veya temsilcilerinin her aşamada bu faaliyetlere katılması. 4857 sayılı Kanun açısından bakıldığında ise genel yaklaşım açısından 1475 sayılı Kanunla önemli bir farkının olmadığı AB düzenlemelerinde bulunan birkaç düzenlemenin yeni kanuna eklenmesinin dışında önemli bir değişiklik içermediği görülmektedir.(İş güvenliği uzmanı eklenmesi, işyeri hekiminin kanunda yer bulması, eğitimin ve işi reddetme hakkının tanınması gibi). Ancak bunlar bağımsız maddeler halinde düzenlendiğinden sistematik bir yaklaşım oluşturmamaktadırlar. Her ne kadar yasanın genel gerekçesinde AB uyum sürecinde bu düzenlemelerin bir başlangıç olduğu kanunun yeniden gözden geçirileceği belirtiliyorsa da, katılım ortaklığı belgesinde ki zamanlama açısından uyarlanması taahhüt edilen AB direktiflerinin uyum süreci ve uygulamaya koyma tarihi göz önüne alınmamıştır. 4857 Sayılı İş Kanununda yer almayan, ancak AB direktifleri açısından alınacak tüm önlemlere, yapılacak ölçümlere ve sağlık gözetimlerini temel olan risk değerlendirmesi, sağlık ve güvenlik işçi temsilcisi, işçinin işi bırakabilmesi, işyerini terk edebilmesi hatta işe müdahale etmesi ve bundan dolayı zarar görmemesi gibi temel hususlar uygulama alanı bulamamaktadır. Yönetmelik olarak düzenlenen AB direktifleri özellikle 391 sayılı çerçeve direktif temel prensipleri içermektedir ve tüm diğer yönetmeliklerle hukuki açıdan aynı yaptırım gücüne sahiptir. Bu durum da AB direktiflerinin temel prensibini oluşturan risk değerlendirmesini, yaptırımlar açısından sıradan bir noksan düzeyine indirmektedir. |
Popularity: 1%

